Bir Sayfa Seçin

Not: Bu yazı, ilk olarak TRT Çocuk internet sitesinde yayınlanmıştır.

İnternetle birlikte hayatımızda büyük bir yer edinen hız kavramı, yeni nesli daha sabırsız hale getirdi. Başarı için çalışmak gerektiğini, çalışmanın süreklilik arz ettiğinde başarıya götürdüğünü artık anlatamıyoruz.

Çağımızın getirdiği en büyük teknoloji ve kolaylık, internet olarak düşünülebilir. Her alanda bilgiye erişimin kolay ve hızlı olması, çocuklarımızın da bu dünyaya katılım göstermesini beraberinde getiriyor. Geleneksel yöntemleri sıkıcı bulan yeni nesil, internetle birlikte gelen içerikleri bir hayli ilgi çekici ya da eğlenceli buluyor olmalılar ki, kendilerini sanal dünyaya hapsediyorlar. Bu durumda bize düşen görev, onları internetten uzak tutmak değil, bilinçlendirmek olmalıdır. Bilinçlendirmek için ise, önce durumun vahametini anlamamız gerekiyor.

İnternet, çocuklarımız ve hatta gençlerimizin henüz lunaparktaki çarpışan arabalarla oynamaları gereken bir zamanda, onlara sunulan Formula 1 yarış arabalarına benziyor. En küçük bir hatalı manevrada hayatlarına mâl olabilecek bu araç, bilinçsiz kullanımlar sonucunda çocuklarımızı ve hatta geleceğimizi olumsuz etkiliyor. İnternetle birlikte hayatımızda büyük bir yer edinen hız kavramı, yeni nesli daha sabırsız hale getirdi. Başarı için çalışmak gerektiğini, çalışmanın süreklilik arz ettiğinde başarıya götürdüğünü artık anlatamıyoruz. Hıza ve kolay başarı elde etmeye alışan çocuklarımızın doyumsuzlaştığını, daha fazlasını istediklerinde ise elde edemeyip mutsuz olduklarına şahit oluyoruz.

Bir diğer problem ise, internetin bir amaç değil, araç olduğunu fark etmekte çok geciktik. Yaşanan bu gecikmeden dolayı, çocuklarımıza da bu bakış açısını kazandırmakta güçlük çekiyoruz. Bir ödül olarak interneti sunduğumuzda, geride kalan her şey bir araç olup, değerini yitiriyor. Kolaya kaçmadan, çocuklarımızla iletişim kurarak ve birlikte vakit geçirerek, bu kavram karmaşasının önüne geçmemiz gerekiyor. İlk olarak onlara anlatmamız gereken şey, medya okuryazarlığı olmalıdır. Şu anda İlkokul müfredatına dahil edilen bu ders, okul dersinden çok daha fazlası, hayat dersi olarak düşünülmeli, en üst düzeyde verimlilik için çaba sarf edilmelidir. Bu noktada ailelere de büyük iş düşüyor. Gözlem, araştırma, eleştirel düşünme, iletişim, problem çözme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik, sosyal ve kültürel katılım gibi becerileri edinmelerine yardımcı olmamız gerekiyor. İnternet, medyaya ulaşımı kolaylaştıran bir araç olması nedeniyle, sanal dünyalarda yönümüzü kaybetmemek için bu becerilere başta çocuklarımız olmak üzere hepimizin ihtiyacı bulunuyor.

Bilinçlenme sürecinde; hızlı yayılan ve kolay erişilebilen bilginin güvenilirliğinin sorgulanması gerektiği, az emek ya da emek olmadan sunulan vaatlerin tehlike arz ettiğini somut örneklerle çocuklarımıza anlatmalıyız. Nasıl ki sokakta gezerken kimseden bir şey kabul edilmemesi gerektiğini anlatıyoruz, aynı şekilde, hediye kabilinden sunulan hizmetlerden/servislerden de uzak durulması gerektiğini fark etmek ve fark ettirmek, bu çabamızın bir parçası olmalıdır. İnternete girmesine izin verdiğimiz çocuklarımıza verebileceğimiz en büyük zararlardan birisi de, “Ben çocuğuma güveniyorum, o zararlı yerlere girmez” düşüncesiyle onları özgür bırakmak olacaktır. Bu süreci, teknik tedbirler, süreli ve amaç doğrultusunda kullanım, iç denetimi tetikleyecek uyarıcılarla yürütebiliriz.

Bilinçlendirme sürecine son olarak ekleyeceğim madde ise; interneti yalnızca var olan bilgiye erişim değil, bilgi paylaşımı olarak da kullanıldığının unutulmaması ve bu hususta gerekli bilgilendirmeleri yaptığınıza emin olmamız gerekir. Henüz mahrem kelimesine tam anlamıyla hakim olmayan çocuklarımız, iyi niyetle paylaşımlar yapabiliyor ve bununla birlikte hem kendisi, hem de ailesi zarar görebiliyor.

Paylaşılmaması gerekenlerden içeriklerden birkaç tanesini maddeler halinde sıralayabiliriz;

Ev adresi
Telefon numarası
Uygunsuz fotoğraf/video
Evde yalnız olduğuna dair bir ifade

Teknik tedbir olarak, tüm internet sağlayıcılarının zorunlu olarak sunmuş olduğu Güvenli İnternet’i tercih ederek ilk adımı atabilirsiniz. Bununla birlikte, internete girilecek cihazda güvenilir bir antivirüs programı olması yerinde bir tedbir olacaktır. Cihazınıza girecek virüs, yalnızca sisteminizi bozmak adına değil, kişisel başta olmak üzere birçok bilginizi alabilmek üzere programlanmaktadır. Antivirüs programları, bu süreçte size bir parça daha koruma sağlayabilir. Bu noktada unutulmaması gereken husus, hiçbir sistem %100 güvenli değildir.

İnternet tarayıcıları, internet geçmişini kaydedebilir fakat silmek de bir o kadar kolaydır. Bu hususta çocuğunuza özel bir kullanıcı oturumu ayarlamanız gereklidir. Yetkileri sınırlı bir kullanıcı oturumunda, internet geçmişi silme engellenebilir, ağ ayarlarına müdahale etmesinin önüne geçilebilir. Bu tedbirlerin sebebi, bir otokontrol sağlayacak yaş, bilgi ve tecrübe edinene kadar, farklı dinamiklerle otokontrole zorlamaktır. Çocuğunuz, herhangi bir dijital platformda hesap açmış ise giriş bilgileri sizde de olmalıdır. Bu bilgileri kullanarak sık ve belirsiz zamanlarda kontrol, iyi niyetle yaptığı bir görüşmenin sonucunda büyük zararlar görmesini engelleyebilir.

Teknik tedbirlerle birlikte süreli kullanım izni, hangi amaçla kullanacağı ve amacıyla ilgili çıktıları talep etme ve yalnız başına kalmamaları, büyük tehlikeleri önlemenize yardımcı olabilir. Yalnız başına kalmamaları ifadesini biraz açacak olursak, birlikte bilgisayar başında vakit geçirmeniz değil, asgari düzeyde aynı odada bulunmanız, bu durum için yeterli olabilir. Aksi halde baskı hisseden çocuk, alternatif çözümler arayabilir.

Share This