Bir Sayfa Seçin

Başlık çok mu iddialı? Aslında hayır, bu sözün tamamen arkasındayım. Gerekçelerimi de aşağıdaki satırlarda paylaşacağım. Küçük bir ipucu vereyim, “zaman satın alma”. Atalarımız ne güzel söylemiş, “Vakit, nakittir.” Şimdi devamı için aşağıya gidelim.

Farklı işlerin mutfağına girdim, kısa-uzun vadeli deneyimlerim oldu. Bu durumun da bakış açıma etki ettiğini düşünüyorum. Ek olarak, hizmet aldığım işlerde ya da danışmanlık/hizmet sunduğum kişilerle yaşadığım süreçlerdeki gözlemlerimin etkisi oldu diyebilirim.

Evde bir musluk akıtıyorsa, arabamın tekeri değişecekse, bilgisayarım bozulduysa, apandistim patladıysa… Evet, musluk değiştirmekten apandisit ameliyatına kadar geniş bir skaladan bahsediyorum, herkes her işi yapabilir. Bununla birlikte, yapabilmek için “zaman” gerekiyor. Apandisit ameliyatını yapabilmek için altı yıl tıp eğitimi üzerine uzmanlık süreci ve daha fazlası gerekiyor. Tıp kazanmak zeka mı gerektiriyor? Evet, fakat çok ve etkin çalışarak bu açık kapatılabilir. Bu da yine zamana bağlı. Apandisti patlayan bir yakınınız için bu kadar zamanınız yoksa, alanında uzman bir kişiden hizmet -zaman- satın alabilirsiniz.

Aynı şekilde, evdeki musluğu değiştirmek için alet ve zaman gerekli. Aletler için bir yatırım yapmadıysanız, bir ustaya bu yatırımının karşılığı daha düşük bir miktar ücret ödeyerek, bir de ustanın ustalık sürecinden zaman satın alarak bu işi hızlıca çözüme kavuşturabilirsiniz. Ustalık yalnızca musluğun değişmesi değil, hızlı ve en az riskle değişmesi anlamına gelmektedir.

Yemek sipariş etmek, yemek yapamamaktan değil, yine bir zaman satın alma kavramına dahil olabilir. Malzeme seçimi, hazırlığı, cihaz yatırımı ve ustalık sürecinin zaman maliyeti bir araya geldiğinde, satın alınabilecek bir hizmete dönüşmektedir. Ve bize yansıyan en temel unsur, az zamanda sonuç elde etmektir.

Herkesin her işi yapabileceğine inancımın temelinde, kendi hikayemden bir kesit anlatmak istiyorum. Sektöre girdiğim ilk yıllarda grafik ve kreatif metin yazarlığı alanları benim için ütopik derecede uzak kavramlardı. Tasarım oluşturabilmek için “tasarımcı gözü”, kreatif metin yazarlığı için “başka bir kafa” gerekliydi ve bende bunların olmadığını düşünüyordum.

Tasarım alanında “Design Thinking”, kreatif metin yazarlığı alanında ise “Yaratıcı Metin Yazarlığı ve Senaryo Yazım Teknikleri” eğitimlerini aldıktan sonra “farkındalık” elde ettim. Bir anda mükemmel bir tasarımcı ya da metin yazarı oldum demiyorum, yapabileceğimi gördüm. Daha sonra farklı iş deneyimlerimle birlikte zorunda kalarak ortaya çıkarttığım işler tatmin edici sonuçlar elde etmemi sağladığında, farkındalığıma inancım arttı.

Zaman, satın alınarak artırılabilen bir kavram değildir. Dolayısıyla, mevcut zamanımızı en verimli kullanabilmenin yollarını aramamız gerekir. Bunların başında da hizmet/ürün satın alma gelmektedir. Şu anda “derdini anlatacak kadar tasarım” yapabiliyorum, bununla birlikte hizmet satın almayı yeğliyorum. Satın aldığım zaman ile işime odaklanabiliyorum.

Dijital danışmanlık süreçlerinde sıkça karşılaştığım söylem “aslında biz de yapabiliyoruz fakat vaktimiz yok” ifadesi diyebilirim. Kimsenin yaptığına bir sözüm yok, belki benden daha iyi yapma ihtimalleri de söz konusu olabilir. Benim vaadim, zaman kazandırmaktan öte değil -riskleri saymazsak. Siz işinize odaklanın, dijitali düşünmeye ayıracağınız zamanda verimliliği artırın, dijitali ise sadece dijitale odaklanmış ve deneyimleri bu alanda olanlara bırakın diyorum.

Hizmet/ürün aldığım kişilere işimden bahsettiğimde karşılaştığım söylem ise; “biz dijitali çok/hiç anlamıyoruz” oluyor. Buna cevabım ise; “Benim de sizin alanınızda bilgim yok. Dijitale benim kadar zaman ayırmış olsaydınız, siz de biliyor olurdunuz ya da ben sizin alanınıza zaman ayırsaydım, o alanda bilgi/deneyim sahibi olurdum.” diyorum. Karşımdakinde biraz rahatlama hissediyorum.

Yapılan işlerin albenisi ne kadar düşükse, o kadar kompleks oluşturma ihtimali oluyor. Aslında insanlık, birbiriyle yardımlaşma içinde birbirinden zaman satın alarak hayatını sürdürüyor. Bunu kabullendiğimizde, komplekslerimizden ve egolarımızdan arınıp, daha insani bir hayat sürebiliriz.